Gerçek ve mecaz anlam örnekleri nelerdir ?

BasriBey

Global Mod
Global Mod
Gerçek ve Mecaz Anlam Örnekleri Nelerdir? Kelimelerin İki Yüzlü Dünyasına Eğlenceli Bir Bakış

Bir kelime düşünün: “yandı.”

Masum bir kelime gibi duruyor. Ocağın altını fazla açarsınız, yemek yanar. Tamam, sorun mutfakta. Ama biri size “Senin için yanıyorum.” derse bir anda mutfaktan çıkıp Türkçe dersinin ortasına, hatta hafifçe romantik bir filme düşersiniz. Daha kötüsü, “Bu haberi duyunca yandım.” derseniz ortada ne tencere vardır ne de ateş. Sadece hayatın can sıkıcı bir gelişmesi vardır.

İşte Türkçenin eğlenceli tarafı tam burada başlıyor: Aynı kelime, kullanıldığı cümleye göre bambaşka bir anlam kazanabiliyor.

Dil bilgisi kitaplarında buna “gerçek anlam” ve “mecaz anlam” deniyor. Günlük hayatta ise bunun karşılığı biraz daha basit: Kelime gerçekten söylediğini mi söylüyor, yoksa biraz rol mü yapıyor?

Örneğin “Ali'nin eli yandı.” dediğimizde gerçekten sıcak bir şeye dokunmuş olabilir. Fakat “Ali bu alışverişten yandı.” dediğimizde Ali'nin elini hastanede değil, muhtemelen yanlış bir kararın sonuçları arasında aramamız gerekir.

Peki gerçek ve mecaz anlamı nasıl ayırt edeceğiz? Gelin kelimelerin bu küçük ama önemli tiyatrosuna birlikte bakalım.

Gerçek Anlam Nedir? Kelimenin İlk Akla Gelen Hali

Bir sözcüğün sözlükteki temel anlamına, yani söylendiğinde çoğunlukla aklımıza gelen ilk ve doğrudan anlamına gerçek anlam denir.

“Kapıyı açtı.”

Burada “açmak” gerçekten bir kapının kapalı durumdan açık duruma getirilmesini ifade ediyor. Ortada gizli mesaj aramaya gerek yok. Kapı kapalıydı, biri geldi ve açtı. Türkçe açısından işler gayet sakin.

Birkaç örnek:

“Çocuk ağacın dalını tuttu.”

“Çorba çok sıcak.”

“Kitabın kapağı yırtılmış.”

“Kedi masanın altına girdi.”

“Ahmet'in eli kesildi.”

“Yağmurdan sonra yollar ıslak kaldı.”

Bu cümlelerde kelimeler temel anlamlarıyla kullanılmıştır.

Özellikle sınavlarda öğrencilerin yaptığı yaygın hatalardan biri, cümledeki her kelimeyi ayrı ayrı düşünmek. Oysa önemli olan kelimenin cümle içinde hangi anlamı kazandığıdır.

Mesela “Sıcak çorba içtim.” dediğimizde sıcak gerçekten sıcaklıktır. Ama “Sıcak bir karşılama yaptılar.” dediğimizde kimse misafirlere termometre uzatmıyor. Buradaki “sıcak”, samimi ve içten anlamında kullanılıyor ve mecaz anlam kazanıyor.

Yani kelimeye tek başına değil, cümle içindeki görevine bakmak gerekiyor.

Mecaz Anlam Nedir? Kelime Biraz Kılık Değiştirince

Mecaz anlam, bir kelimenin gerçek anlamından uzaklaşarak başka bir anlamı karşılamak üzere kullanılmasıdır.

Burada kelime adeta oyuncu gibi davranır. Sahneye çıkar, normalde giydiği anlam kıyafetini çıkarır ve başka bir karaktere bürünür.

“Bu sözler beni yıktı.”

Burada kişinin üzerine bina düşmedi. “Yıkmak” gerçek anlamıyla kullanılmıyor. Bir sözün kişiyi çok üzmesi anlatılıyor.

Başka bir örnek:

“Toplantıda patladı.”

Birinin bomba gibi patlamadığını varsayarsak burada “patlamak” mecaz anlamda kullanılmıştır. Kişinin bir anda öfkelenmesi veya sert tepki göstermesi anlatılır.

Mecaz anlamlı örneklerden bazıları:

“Bu davranışı beni çok kırdı.”

“Sınavdan düşük alınca morali çöktü.”

“Bu haber herkesin içini yaktı.”

“Arkadaşımın sözleri bana dokundu.”

“Yeni projeye uçuk bir fikirle başladı.”

“Onun bu tavrı beni soğuttu.”

“Bu olaydan sonra araları açıldı.”

“Patronun sözleri çalışanların kanına dokundu.”

Buradaki “kırmak”, “çökmek”, “yakmak”, “dokunmak”, “soğutmak” ve “açılmak” kelimeleri fiziksel anlamlarından uzaklaşarak soyut durumları anlatıyor.

Gerçek mi Mecaz mı? En Kolay Ayırt Etme Yöntemi

Bence bunun için en kullanışlı yöntem şu soruyu sormaktır:

“Bu kelime burada gerçekten gerçekleşebilir mi?”

Örneğin:

“Cam kırıldı.”

Gerçek anlam.

“Kalbim kırıldı.”

Mecaz anlam.

İlk cümlede cam gerçekten fiziksel olarak parçalanabilir. İkinci cümlede ise kişinin duygusal olarak incinmesi anlatılıyor.

Bir başka ikili:

“Adam ağır bir çanta taşıyor.”

Gerçek anlam.

“Adam ağır konuştu.”

Mecaz anlam.

İlkinde ağırlık fiziksel bir özelliktir. İkincisinde “ağır”, sözlerin sert ve kırıcı olması anlamına gelir.

Fakat burada küçük bir tuzak var: Bazı kelimelerin mecaz anlamı zaman içinde o kadar yaygınlaşır ki, günlük konuşmada artık kulağımıza son derece doğal gelir.

Örneğin “tatlı çocuk” dediğimizde çocuğun gerçekten şeker tadında olduğunu düşünmeyiz. “Tatlı” kelimesi burada sevimli, hoş anlamındadır.

Demek ki mesele sadece “Bu fiziksel mi?” sorusu değil; kelimenin cümlede hangi anlamı taşıdığıdır.

Günlük Hayattan Gerçek ve Mecaz Anlam Bombardımanı

Türkçe dersini biraz da hayatın içine taşıyalım.

Bir arkadaşınız size:

“Bugün çok düştüm.”

derse iki ihtimal vardır. Merdivenden yuvarlanmış olabilir veya moral olarak çökmüş olabilir. Bağlam burada hakemdir.

“Dün bisikletten düştüm.” → Gerçek anlam.

“Bu sonuçtan sonra gözümden düştü.” → Mecaz anlam.

Başka bir örnek:

“Bu çanta ağır.”

Fiziksel ağırlık.

“Bu sorumluluk bana çok ağır geliyor.”

Burada psikolojik ve duygusal yükten söz ediyoruz.

Bir de “yol” kelimesi var. Türkçede mecaz anlam açısından adeta fazla mesai yapan kelimelerden biri.

“Uzun bir yola çıktık.” → Gerçek anlam.

“Hayatta kendi yolunu buldu.” → Mecaz anlam.

İkinci cümlede kimse eline harita alıp yol aramıyor. Buradaki “yol”, kişinin yaşamındaki yönü ve tercihleri anlatıyor.

Erkekler Çözüm Arıyor, Kadınlar Empati Kuruyor mu? Bir Dil Tuzağına Dikkat

Gerçek ve mecaz anlam konusunu anlatırken insanların konuşma biçimlerine de değinmek ilginç olabilir. Ancak burada “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” diye kesin hükümler vermek hem bilimsel açıdan zayıf hem de günlük hayatı gereksiz yere basitleştiren bir yaklaşım olur.

Yine de farklı iletişim tarzlarını göstermek için iki karakter düşünelim.

Mert, sorun duyduğunda hemen çözüm üretmeye çalışan biri olsun.
 
Üst