Piaget'e göre nesne kalıcılığı nedir ?

BasriBey

Global Mod
Global Mod
Erkekler İçin Çözüm Odaklı Yaklaşım Ne Anlama Gelebilir?

Burada erkekleri tek bir grup gibi ele almak da doğru değildir. Ancak erkeklerin sosyal eşitsizlikler konusunda çözüm üretme süreçlerine katılımı önemlidir.

Bir baba “Ben çocuğuma kız-erkek ayrımı yapmıyorum” diyebilir. Bu iyi bir başlangıçtır, fakat tek başına yeterli olmayabilir. Çünkü çocuk yalnızca babasının söylediklerinden değil, akrabalarından, okulundan, medyadan, oyuncak sektöründen ve yaşadığı toplumdan da mesaj alır.

Çözüm odaklı yaklaşım bu nedenle daha somut olabilir:

Çocuğa cinsiyetinden bağımsız olarak farklı türde oyuncaklar sunmak.

Kız çocuklarının fiziksel keşif, problem çözme ve yapı oyunlarına; erkek çocuklarının bakım, empati, dil ve yaratıcı oyunlara erişimini desteklemek.

Çocuğun “Bu kız oyuncağı” veya “Bu erkek oyuncağı” dediği noktada onu utandırmak yerine bu kategorilerin nereden geldiğini konuşmak.

Babaların bakım emeğine aktif biçimde katılması.

Ebeveynlerin kendi davranışlarının farkına varması.

Bu yaklaşım erkekleri suçlu ilan etmek yerine onları değişimin aktörleri olarak görür. Aynı şekilde kadınları da değişimin tek sorumlusu hâline getirmez.

Irk ve Irksallaştırma: Gelişim Araştırmalarında Görünmeyen Değişken

Irk konusu daha da dikkatli ele alınmalı. Çünkü “ırk” biyolojik olarak çocukların bilişsel kapasitesini belirleyen basit bir kategori değildir. Buna karşılık ırkçılık ve ırksallaştırma, çocukların yaşadığı sosyal çevreyi etkileyebilir.

Amerikan Pediatri Akademisi, ırkçılığı çocuk sağlığını ve gelişimini etkileyen temel sosyal belirleyicilerden biri olarak tanımlıyor. Kurum; bireysel önyargıların yanında kurumsal yapılar, ekonomik koşullar ve sosyal ilişkiler aracılığıyla işleyen ırkçılığın çocukların sağlık ve gelişim sonuçlarında eşitsizlik yaratabileceğine dikkat çekiyor.

Bu ayrım çok önemli.

Örneğin iki bebeğin bilişsel kapasitesi arasında doğuştan bir “ırksal fark” varsaymak bilimsel açıdan hatalı ve tehlikelidir. Fakat iki bebeğin büyüdüğü çevreler; sağlık hizmetlerine erişim, mahalle koşulları, ekonomik güvenlik, ayrımcılık deneyimi ve ebeveynlerin maruz kaldığı stres bakımından farklı olabilir.

Dolayısıyla araştırmacının sorması gereken soru “Bu etnik grubun çocukları neden daha düşük performans gösteriyor?” olmaktan çıkıp “Bu çocukların gelişim ortamlarında hangi yapısal farklılıklar var?” sorusuna dönüşmelidir.

Bu bakış açısı çocuğu suçlamadığı gibi aileyi de suçlamaz. Dikkati sosyal koşullara yöneltir.

Nesne Kalıcılığını Bir Metafor Olarak Düşünmek

Bence forum tartışmasını daha ilginç hâle getiren nokta tam burada ortaya çıkıyor.

Piaget’in nesne kalıcılığı kavramı fiziksel nesnelerle ilgilidir. Fakat bunu sosyal eşitsizlikler açısından bir metafor olarak da düşünebiliriz.

Bir çocuk bir nesneyi göremediğinde onun varlığını zihninde sürdürebilmeyi öğreniyor.

Peki toplum olarak görmediğimiz sosyal sorunların varlığını sürdürebiliyor muyuz?

Bir çocuğun okulda karşılaştığı ayrımcılığı görmediğimizde bu deneyimin ortadan kalktığını mı düşünüyoruz?

Bir annenin ekonomik baskısını dışarıdan fark etmediğimizde onun yaşamındaki eşitsizlik sona mı eriyor?

Bir çocuğun oyuncak tercihinin arkasındaki kültürel mesajları göremediğimizde bu mesajlar yok mu oluyor?

Bu açıdan nesne kalıcılığı, gelişim psikolojisinin sınırlarını aşan güçlü bir düşünme aracı hâline geliyor: Görünmeyen şeylerin de gerçek sonuçları olabilir.

Piaget’i Eleştirmek, Piaget’i Değersizleştirmek Değildir

Günümüz araştırmaları Piaget’in bebeklerin bilişsel kapasitesini bazı açılardan olduğundan daha sınırlı değerlendirmiş olabileceğini gösteriyor. Özellikle bakış süresi ve beklenti ihlali gibi yöntemlerle yapılan çalışmalar, bebeklerin nesnelerin görünmez olduğunda da varlığını sürdürebildiğine ilişkin bazı anlayışları daha erken gösterebildiğini ortaya koydu.

Fakat Piaget’in asıl katkısını yalnızca “nesne kalıcılığının hangi ayda kazanıldığı” sorusuna indirgemek haksızlık olur.

Piaget çocukların dünyayı pasif biçimde kaydetmediğini, aktif olarak anlamlandırdığını göstermesi açısından gelişim psikolojisinin tarihindeki en etkili isimlerden biridir.

Bugün yapılması gereken, Piaget’i tamamen reddetmek değil, onun ortaya koyduğu bilişsel gelişim çerçevesini sosyal çevre, kültür, eşitsizlik, ebeveynlik ve çağdaş bebek araştırmalarıyla genişletmektir.

Ayrıca A-not-B hatasının kendisi bile düşündüğümüzden daha karmaşık. Büyük bir meta-analiz, bu davranışın yaş, denemelerin sayısı, bekleme süresi, saklama yerlerinin özellikleri ve diğer deneysel faktörlerden etkilendiğini ortaya koymuştur.

Yani tek bir davranıştan bütün bir zihinsel kapasite hakkında kesin sonuç çıkarmak zaten dikkat gerektiriyor.

Sonuç: Bir Bebeğin Önündeki Oyuncaktan Daha Fazlasını Görmek

Nesne kalıcılığı bize bebeğin dünyasında önemli bir bilişsel dönüşümü anlatır: Görüş alanının dışına çıkan bir nesne zihinsel olarak varlığını sürdürebilir.

Fakat çocuğun gelişimini anlamak için bundan daha büyük bir çerçeveye ihtiyacımız var.

Çocuk yalnızca bir beyin değildir. Çocuk bir ailede, mahallede, ekonomik sistem içinde, kültürel normlar arasında ve toplumsal ilişkilerin içinde büyür. Toplumsal cinsiyet, ırkçılık ve sınıf eşitsizlikleri nesne kalıcılığının kendisini basit biçimde “belirleyen” faktörler olarak görülmemeli; bunun yerine çocuğun deneyimlediği gelişimsel çevreyi biçimlendiren sosyal koşullar olarak değerlendirilmelidir.

Kadınların deneyimlerini dinlemek, onların bütün deneyimlerini tek bir kategoriye sıkıştırmak anlamına gelmez. Erkekleri çözümün parçası olarak görmek, onları topluca suçlamak anlamına gelmez. Irk eşitsizliklerini tartışmak, çocuklar arasında biyolojik hiyerarşiler kurmak anlamına gelmez. Sınıf farklılıklarını kabul etmek ise düşük gelirli aileleri başarısız ebeveynler olarak etiketlemek değildir.

Tam tersine, daha dikkatli bir gelişim anlayışı bütün bu basitleştirmelerden uzaklaşmayı gerektirir.

Belki de en önemli soru şudur: Bir bebeğin saklanan oyuncağı bulmasını değerlendirirken onun neyi göremediğine bakıyoruz. Peki çocuğun gelişimini değerlendirirken bizim görmediğimiz sosyal koşullar neler?

Forumda Tartışmaya Açık Sorular

1. Piaget’in nesne kalıcılığı testleri, çocuğun gerçek bilişsel kapasitesini ne ölçüde; dikkat, motor beceri ve çevresel koşullarını ne ölçüde ölçüyor olabilir?

2. Evde bulunan oyuncakların cinsiyetle ilişkilendirilmesi, çocukların tercihlerini mi yansıtıyor, yoksa tercihlerin oluşmasına da katkıda bulunuyor mu?

3. Yoksulluk gibi sosyal koşullar çocuk gelişimini etkilediğinde, sorumluluğu aileye yüklemek yerine hangi toplumsal destek mekanizmaları oluşturulmalı?

4. Irkçılığın çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini incelerken “ırk farkı” ile “ırkçılığın oluşturduğu sosyal koşullar” arasındaki ayrımı araştırmalarda nasıl daha net kurabiliriz?

5. Erkeklerin toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin çözümünde daha görünür biçimde yer alması için aile içinde, eğitimde ve bakım emeğinde hangi somut değişiklikler yapılabilir?

6. Kadınların çocuk yetiştirme deneyimlerini konuşurken hem toplumsal baskıları görünür kılıp hem de kadınları yalnızca “mağdur” konumuna indirgemekten nasıl kaçınabiliriz?

7. Bir çocuğun “görünmeyen nesnenin varlığını” anlayabilmesiyle, toplumun “görünmeyen eşitsizliklerin varlığını” kabul etmesi arasında nasıl bir düşünsel bağlantı kurulabilir?

Kaynaklar ve Kanıt Notu

Bu yazının Piaget ve nesne kalıcılığı bölümü Piaget’nin yaklaşımını inceleyen çağdaş gelişim literatürü ile Baillargeon’un nesne kalıcılığı araştırmalarına dayanmaktadır. Baillargeon’un 1986 ve 1987 tarihli çalışmaları, erken bebeklikte gizli nesnelere ilişkin bazı beklentilerin Piaget’nin öngördüğünden daha erken ortaya çıkabileceğini göstermiştir.

A-not-B davranışının karmaşıklığı için Wellman, Cross ve Bartsch’un meta-analizi; erken bilişsel gelişimin yorumlanması için ise bebek beyninin gelişimi üzerine yapılan kapsamlı derleme dikkate alınmıştır.

Toplumsal cinsiyet ve oyuncak tercihleri konusunda Boe ve Woods’un Sex Roles dergisinde yayımlanan çalışması ile Todd ve çalışma arkadaşlarının 9-32 aylık çocukların oyuncak tercihlerini inceleyen araştırması temel alınmıştır.

Sınıf ve yoksullukla ilgili değerlendirmeler Amerikan Pediatri Akademisi’nin çocuk yoksulluğu ve sosyal belirleyiciler üzerine politika belgelerine; ırkçılık ve çocuk gelişimiyle ilgili değerlendirmeler ise yine Amerikan Pediatri Akademisi’nin çocuk sağlığı üzerindeki ırkçılık etkilerine ilişkin kanıta dayalı raporuna dayanmaktadır.

Kişisel deneyim konusunda özellikle bir ayrım yapmak gerekir: Bu metinde bana aitmiş gibi sunulan bir çocukluk, ebeveynlik veya saha araştırması deneyimi yoktur. Kişisel deneyim uydurmak yerine, araştırmacıların yayımladığı bulgular ile sosyal yapıların çocuk gelişimine ilişkin bilimsel değerlendirmeler esas alınmıştır.

Nesne kalıcılığı ile sosyal çevre arasındaki nedensellik sınırını netleştir

Nesne kalıcılığı ile sosyal çevre arasındaki nedensellik sınırını netleştir

Metindeki tekrarları azaltıp bölümleri sıkılaştır

Kaynak notlarını metin içi atıflarla eşleştir
 
Üst